HİPNOTERAPİ TERAPİ

Hipnoz tekniği ile tedavi anlamına gelir. Hipnoz; Yunanaca (hypnos) uyku- uyumak anlamına gelmektedir. Fakat hipnoz tam haliyle uyku hali değil, uyku ile uyanıklılık arası durumdur. Vücut, uykudaki gibi rahattır. Bilinç hala uyanıktır. Kişi, hipnozda iken herşeyi duyar, anlar ve kendi düşüncelerinin , duygularının farkındadır. Duyusal olarak ortamı daha fazla algılar, duyumsar. Hipnozdan çıktıktan sonra hipnozda iken duyumsadıklarını , düşüncelerini, terapistin konuştuklarını yani her şeyi hatırlar.

Hipnoz, çok eski dönemlerden beri kullanılmaktadır. Freud, danışanlarına uygulamasıyla psikoloji alanında yerini alarak alanda ve vakalarda uygulanan bir teknik olmuştur. 1955 yılında İngiliz Tıp Birliği, 1958 yılında da Amerikan Tıp Birliği hipnozun, tıpta kullanılabilecek bir yöntem olduğunu kabul etmiştir.

Hipnoz, kişinin hipnoza onay vermesi, terapiste güvenmesi ve değişimi kabul etme niyetiyle başlayan terapistin sunduğu kelimeleri kabullendiği bir tür telkin yöntemidir. Kişinin, bilinçlilik durumu aktif olduğu için kendine uygun olmayan telkinleri kabul etmeyebilir, istemediği herhangi bir şeyi yaptırmak mümkün değildir. Kişi tek başına kalsa bile belli bir süre sonra kendiliğinden hipnozdan çıkabilir.

''Hipnoz tekniğiyle varlığından haberdar olmadığımız ancak davranışlarımızın mimarı olan iç dünyamıza da (yani yaşamımızdaki her şeyin arşivlendiği yere ) bilinçdışı denir. Bilinç, şuanda farkettiklerimizdir. Arşiv merkezi, davranışlarımızın mimarı şimdiyi ve geleceği etkilemektedir. İşte hipnoterapi insanı geçmişin esaretinden kurtararak geleceğe yönlendirir. Bugüne ve yarına yol almakta geçmiş bir engel teşkil ediyorsa; hipnoterapi ile bu engeli aşmasını temin ederiz. Hipnoterapide yapılan şey budur.'' (Özakkaş,1995)

Rahat, derin ve dinlendirici bir his olan hipnoz, bilinçli düşüncelerin yerine kendine konsantre olduğun bir süreçtir. İnancın, büyünün hipnoz ile bir alakası yoktur. Kişi, hipnoza inanamak zorunda değildir, hipnoza onay vermesi ve terapiste güvenmesi yeterlidir. Hipnoz olmak istemeyen, terapiste güvenmeyip oto kontrolü bırakmak istemeyen, zeka seviyesi düşük olan kişiler, bunamış olan kişiler hipnoz olamazlar. Zeka seviyesi yüksek ,hayal gücü geniş olan kişiler kolaylıkla hipnoz olabilirler.

Şizofreni, alkol - uyuşturucu ve hap bağımlıları, bebekler, epilepsi tanısı alan kişiler , kalp krizi ve felçlik geçiren kişiler için hipnoterapi seansları uygun olmamaktadır. Bu gibi durumlar yaşamamış olan herkes hipnoterapi seanslarına başvurabilirler.

Hipnoz, ülkemizde alternatif tıp çalışmaları arasında yerini almıştır. Hipnoz ile;

  • Kilo verme/ Kilo alma
  • Sigara Bırakma
  • Fobiler
  • Cinsel Problemler (orgazm olamama, vajinusmus,erken boşalma,iktidarsızlık,cinsel uyarılma bozukluğu)
  • Özgüven Eksikliği
  • Panik Atak
  • Sosyal Fobi
  • Depresyon
  • Uyku Problemleri
  • Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)
  • Tikler
  • Öfke Patlamaları
  • Travma
  • Yas
  • Mobing
  • Sınav Kaygısı
  • Klostrofobi
  • Kekemelik
  • Tüp Bebek Tedavisi Süresince Strese Yönelik Destek Seansları
  • Kulak Çınlaması
  • Kaygı Bozuklukları
  • Korkular
  • Psikojenik Cilt Problemleri
  • Psikojenik Ağrı
  • Psikosomatik Hastalıklar
  • Hipokondriyazis (Hastalık Hastalığı)
  • Spor Performansı Arttırma
  • Diş Operasyonları (ağrı, diş gıcırtma, korku)

gibi stres temelli (fizyolojik temelli olmayan)yaşanan zorlayıcı durumlarla çalışılmaktadır.

 

                                                               Psikolog&Hipnoterapist Helin GÖKKORUK